Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması’nın yalnızca savunma alanıyla sınırlı kalmayacağını, ekonomi, enerji, ulaştırma ve teknoloji alanlarında da üç ülkeye yeni fırsatlar sunacağını belirtti.
Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile birlikte Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliği’nde düzenlenen Pakistan Bağımsızlık Günü kutlamasına katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluğun köklerinin Pakistan’ın kuruluşundan çok daha öncesine uzandığını hatırlatarak, iki ülkenin bölgesel ve küresel ölçekte yaşanan pek çok sınamada omuz omuza durduğunu ifade etti.
“Bugün Türkiye-Pakistan ilişkileri, tarihi kardeşliğimizin sağladığı güçlü zeminin üzerinde, kapsamlı ve çok boyutlu bir stratejik ortaklık anlayışıyla ilerlemektedir” diyen Yılmaz, savunma sanayii, güvenlik, ticaret, yatırım, enerji, ulaştırma, eğitim ve teknoloji başta olmak üzere çok geniş bir alanda işbirliğinin geliştirildiğini söyledi.
Cevdet Yılmaz, “Siyasi ilişkilerimizin mükemmel konumunu hiç kimse tartışamaz. Ancak kendimize şu soruyu sormamız lazım: Bu kadar iyi siyasi ilişkiler, daha fazla ekonomik ilişki üretmeli. Bunu da inşallah hep birlikte başaracağız” diye konuştu.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nın (Mekke Savunma Anlaşması) önemine de değinen Yılmaz, bu anlaşmanın üç kardeş ülkenin ortak güvenlik anlayışını ve bölgesel barış ile istikrarı koruma kararlılığını ortaya koyan tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Yılmaz, işbirliğinin savunma ve güvenlik alanlarının yanı sıra ekonomi, enerji, ulaştırma, teknoloji ve diğer alanlarda da geliştirilmesinin, ülkelerin birbirini tamamlayan imkan ve kabiliyetlerini daha etkin değerlendirmesine olanak sağlayacağını kaydetti.
Pakistan’ın güvenliği, istikrarı ve ekonomik kalkınmasının yalnızca Pakistan için değil, Güney Asya ve daha geniş bölgenin geleceği açısından da önem taşıdığını belirten Yılmaz, “Türkiye Cumhuriyeti olarak, kardeş Pakistan’ın istikrarını, kalkınmasını ve refahını kendi istikrar ve refahımızdan ayrı görmüyoruz” dedi.
Konuşmasında Türkiye’de eğitim gören Pakistanlı öğrencilere ve Pakistan’da faaliyet gösteren Türk kurumlarına da değinen Yılmaz, iki ülke arasındaki halklar arası bağların kardeşliğin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan güçlü kanallar olduğunu ifade etti. Gelecek dönemde Türkiye ve Pakistan’ın sahip oldukları tarihi mirası çağın ihtiyaçlarıyla buluşturarak ilişkilerini daha ileri noktalara taşıyacağına inandığını dile getirdi.
Yazar: Remziye Karakuş / Kaynak: Dünya Gazetesi



Comments