2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) finans sektörüne ilişkin yol haritası netleşti. Ekonomi yönetimi, önümüzdeki üç yılda Türk lirasına geçişi destekleyen adımları sürdürecek; yabancı para mevduatın cazibesinin azaltılması, TL mevduatın payının artırılması ve vadelerin uzatılması hedefleniyor. Yatırım ve ihracata yönelik finansmana erişimin de kolaylaştırılması planlanıyor.
Programda makroihtiyati çerçevenin kararlılıkla uygulandığı vurgulanıyor. Ocak ayında yabancı para (YP) kredilere ilişkin büyüme sınırı sıkılaştırılırken, tüketici kredili mevduat hesaplarının (KMH) limitleri için de büyüme sınırı getirildi. Martta kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasındaki istisna kapsamı daraltıldı; mayıs sonunda ise ihtiyaç ve taşıt kredileri ile KMH limitleri ve TL ticari krediler için büyüme sınırları düşürüldü. Kur etkisinden arındırılmış yıllıklandırılmış YP ticari kredi artışı, 28 Ağustos itibarıyla yüzde 11,2 seviyesine geriledi.
Kredi faizleri, TCMB’nin politika adımlarıyla uyumlu hareket etti; fonlama maliyetlerindeki artış hem ticari hem bireysel kredi faizlerine yansıdı. Sıkı finansal koşulların etkisiyle reel sektörün borçluluğu ve finansal kaldıraç oranı tarihi ortalamalarının altında kalırken, YP krediler büyük ölçekli firmalarda yoğunlaştı. Makroihtiyati düzenlemeler hanehalkı borçluluğunu dengelerken, bireysel kredi kartı ve KMH büyümesi yavaşladı. Hanehalkı varlıklarında TL mevduat tercihi öne çıktı.
Bankacılık sektörünün takibe dönüşüm oranı, Temmuz 2026 itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2’den yüzde 2,9’a yükseldi ancak tarihi ortalamasının altında seyretti. Yükselişte KOBİ kredileri, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları etkili oldu. Ocak 2026 itibarıyla kredi kartları ve ihtiyaç kredilerine yeniden yapılandırma imkanı getirildi. Sektörün Sermaye Yeterliliği Rasyosu (SYR), Aralık 2025’teki yüzde 19,7 seviyesinden Temmuz 2026’da yüzde 16,6’ya gerilese de, Basel kriterlerine göre belirlenen yüzde 8’lik yasal alt sınırın ve BDDK’nin yüzde 12 hedefinin üzerinde kalmaya devam ediyor.
Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) çıkış stratejisi de tamamlandı. Ağustos 2023’te toplam mevduat içinde yüzde 26,2 paya ulaşan KKM bakiyesi tasfiye edilirken, TL cinsi mevduatın toplam mevduat içindeki payı 28 Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 61,5’e yükseldi. Yeni dönemde Türk lirası cinsinden yatırım araçlarının teşvik edilmesi, iç talebi dengelemek ve enflasyon beklentilerini çıpalamak amacıyla bireysel kredilerde para politikası duruşunu destekleyici politikaların sürdürülmesi bekleniyor. Ayrıca Basel III Final (Basel IV) düzenlemesine uyum, tasarruf finansman şirketlerine yönelik düzenlemeler ve kalkınma bankacılığının yeniden yapılandırılması da programın finans sektörü başlıkları arasında yer alıyor.
Yazar: Şeyda Karaca / Kaynak: Dünya Gazetesi



Comments