ASO Başkanı Ardıç, Odanın aralık ayı meclis toplantısında konuştu:
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, asgari ücretteki artışa ilişkin, “Enflasyonla mücadele politikalarının kararlılıkla uygulanması ve fiyat istikrarının sağlanmasıyla tüm çalışanların alım gücünün kalıcı biçimde artmasını ve refah artışının sürdürülebilir hale gelmesini umuyorum.” dedi. ASO’nun aralık ayı meclis toplantısı, Oda binasında yapıldı. Ardıç, buradaki konuşmasında, 2025 yılına ilişkin değerlendirmede bulunarak, gelecek yıla ilişkin görüşlerini paylaştı. Asgari ücretin 2026 yılı için yüzde 27 artışla net 28.075 lira olarak belirlendiğini hatırlatan Ardıç, bunun çalışanlara ve işverenlere hayırlı olması temennisinde bulundu. Ardıç, enflasyonla mücadeleye dikkati çekerek, “Enflasyonla mücadele politikalarının kararlılıkla uygulanması ve fiyat istikrarının sağlanmasıyla tüm çalışanların alım gücünün kalıcı biçimde artmasını ve refah artışının sürdürülebilir hale gelmesini umuyorum.” diye konuştu.
- Asgari ücret 2026 için yüzde 27 artışla net 28.075 lira olarak belirlendi.
- Ardıç, enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının önemine vurgu yaptı.
- Ticari kredi faizlerinin ortalama yüzde 60’ın üzerinde seyrettiği belirtildi.

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Oda’nın aralık ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, küresel ekonomik ve politik düzlemdeki büyük dönüşümlere dikkat çekti. Ardıç, ticaretin jeopolitik bloklar etrafında kümelendiği ve ülkelerin benzer siyasi pozisyonlara sahip partnerlerle daha yoğun ilişkiler kurduğu bir dönemin yaşandığını belirtti. Bu eğilimin “jeoekonomik parçalanma” olarak adlandırıldığını ifade etti.
Ardıç, Çin’in dış ticaret fazlasının bir önceki yıla göre yüzde 23 artarak 1,2 trilyon dolara ulaştığını ve 2030’da dünyada satılan her iki üründen birinin Çin menşeli olacağı projeksiyonlarına dikkat çekti. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin (AB) de sanayi politikalarını güvenlik ve stratejik bağımsızlık çerçevesinde yeniden ele aldığını ve “Made in Europe” düzenlemesinin bu değişimin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin dış ticaretinin yaklaşık yüzde 50’sinin AB ülkeleriyle yapıldığına değinen Ardıç, AB’nin yerli sanayisini destekleme programından en çok etkilenecek ülkelerden birinin Türkiye olacağını söyledi. Enflasyonun kasım itibarıyla yüzde 31 seviyesine gerileyerek mayıs ayına göre 44 puanlık bir iyileşme gösterdiğini belirten Ardıç, dezenflasyon sürecinde hızın ve kalıcılığın kritik önem taşıdığını ifade etti.
Ticari kredi faizlerinin ortalama yüzde 60’ın üzerinde seyrettiğini, politika faizinin ise yüzde 43 civarında olduğunu belirten Ardıç, aradaki 17 puanlık marja dikkat çekti. Politika faiziyle uyumlu ilerlemeyen ticari kredi faizleri ve krediler üzerindeki kısıtlamaların sanayicinin finansmana erişimini zorlaştırdığını ve üretim gücünü zayıflattığını dile getirdi.
Son 30 yılda sanayinin gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payının yüzde 31’den yüzde 20’ye düştüğünü, hizmetler sektörünün ise yüzde 55’ten yüzde 73’e yükseldiğini belirten Ardıç, sanayisizleşmenin sağlıklı bir büyüme anlamına gelmediğini, gerçek büyümenin üretimden geldiğini ve kalıcı refahın tarımda verimlilik, sanayide teknoloji ve ölçek, hizmetlerde ise üretimi destekleyen nitelik dönüşümüyle mümkün olduğunu vurguladı.



Comments