Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından düzenlenen 4. Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi’nde ekonomi gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, gelecek yıl enflasyonun yüzde 21’e düşürülmesinin, ekonominin yüzde 4,2 büyümesinin ve cari açığın milli gelire oranının yeniden yüzde 2’nin altına gerilemesinin hedeflendiğini açıkladı.
Enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasıyla yürütülmediğini vurgulayan Yılmaz, maliye ve arz yönlü politikaların da eş zamanlı uygulandığını belirterek, “Bu yaklaşımımızı Orta Vadeli Program’da (OVP) da vurguladık. Gelecek yıl enflasyonu yüzde 21’e düşürmeye yönelik politikalarımızı paylaştık. Konut, gıda ve ulaşım alanlarına yoğunlaşıyoruz” dedi. Yılmaz, Merkez Bankası’nın hesaplamalarına göre savaşın enflasyona etkisinin 7 puan civarında olduğunu belirterek, yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4 olduğunu, savaş olmasaydı yılı yüzde 21-22 bandında kapatabileceklerini söyledi.
Arz yönlü politikalara ve sosyal konuta ayrılan kaynağa dikkat çeken Yılmaz, 500 bin konut ve kiralık konut kampanyasının artırılarak sürdürüleceğini, sosyal konut ödeneklerinin bütçede yüzde 150 artırılarak 100 milyar liradan 250 milyar liraya çıkarıldığını aktardı. Gıda tarafında sulama yatırımlarına ayrılan kaynağın 100 milyar lirayı aştığını, ulaşımda ise savaşın etkisiyle yerel yönetimlerin şehir içi ulaşımda yüksek oranlı artışlar yaptığını gözlemlediklerini ifade etti.
Orta vadeli büyüme patikasına ilişkin hedefleri de paylaşan Yılmaz, ekonominin 2027’de yüzde 4,2, 2028’de yüzde 4,6, 2029’da ise yüzde 5 büyümesinin beklendiğini bildirdi. 2029’da ekonomik büyüklüğün 2,2 trilyon dolara, kişi başına gelirin 25 bin dolar bandına, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini kaydetti. Üç yıllık dönemde 2,1 milyon ilave istihdam öngörüldüğünü ve işsizliğin yüzde 7,6’ya düşürülmesinin hedeflendiğini belirten Yılmaz, milli gelirin bu yıl ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasının beklendiğini söyledi.
Türkiye’nin dış şoklara karşı dayanıklılığının arttığını vurgulayan Yılmaz, ülke risk priminin birkaç yıl önce 700 puan civarındayken bugün 220 puanın altına indiğini, savaş olmasaydı CDS’in 200 puanın altına inebileceğini değerlendirdiklerini aktardı. Toplam mevduat içinde Türk lirasının payının son 34 yılda yüzde 31,6’dan yüzde 61,5’e yükseldiğini, Kur Korumalı Mevduat mekanizmasının yumuşak bir geçişle sıfırlandığını dile getirdi.
Deprem harcamalarına da değinen Yılmaz, yıl sonunda ek harcamaların 104 milyar dolara ulaşacağını, son üç yılda yaklaşık 455 bin konut inşa edildiğini belirtti. Reel sektöre desteklerin süreceğini ifade eden Yılmaz, KOBİ’ler için 250 milyar liralık ilave kredinin başlatıldığını, gerektiğinde artırılacağını söyledi.
Zirvede konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, OVP hedefleri doğrultusunda istihdam olanaklarının geliştirilmesi ve yatırım ortamının güçlendirilmesi için kamu-özel sektör iş birliği kapsamında atılan adımların değerlendirildiğini belirtti. TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ise zirvede 500’ü aşkın sektör temsilcisiyle bir araya geldiklerini, 2027-2029 OVP’nin kalıcı fiyat istikrarını ve dış ticarette rekabetçiliği önceleyen yaklaşımını önemsediklerini söyledi.
Piyasalar şimdi OVP’de çizilen enflasyon patikasının yıl sonu gerçekleşmeleriyle ne ölçüde örtüşeceğini ve cari açıktaki iyileşmenin kalıcılığını takip edecek.
Yazar: Remziye Karakuş / Kaynak: Dünya Gazetesi



Comments