ABD ile İran arasında olası bir anlaşmayla Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceği beklentisi küresel piyasalarda iyimserliği artırdı. Son aylarda jeopolitik risklerin azalabileceği düşüncesi, hisse senetleri ve para birimlerinde risk iştahını yukarı çekti. Ancak Capital Economics analistlerine göre beklenen büyük rahatlama rallisi, üç temel nedenle sınırlı kalabilir.

ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu yaptığı açıklamada İran ile anlaşmanın “büyük ölçüde müzakere edildiğini” ifade etti. Medyada yer alan haberlerde de anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını içerebileceği öne sürüldü. Bu gelişmeler piyasalarda iyimser bir hava yaratsa da, Capital Economics analistleri olası bir anlaşmanın piyasalarda beklenen kadar güçlü bir rahatlama rallisi yaratmayabileceği görüşünde.

1. Yüksek Enerji Fiyatları Kalıcı Olabilir

Analistlere göre Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile petrol ve doğalgaz fiyatlarının kısa sürede çatışma öncesi seviyelere dönmesi beklenmiyor. Enerji fiyatlarındaki yüksek seyir, özellikle Asya ve Avrupa’daki enerji ithalatçısı ülkeler üzerinde baskı yaratmaya devam edecek. Bu durum küresel enflasyon endişelerini canlı tutarken, merkez bankalarının elini de zorlaştırıyor.

2. Faiz İndirimi Beklentileri Ötelendi

Piyasalardaki ikinci büyük risk unsuru para politikası tarafında bulunuyor. Yüksek enerji maliyetleri ve kalıcı enflasyon baskıları nedeniyle merkez bankalarının faiz indirimi beklentilerinin daha ileri tarihlere ötelendiği belirtiliyor. Capital Economics değerlendirmesinde, “Savaş sona erse bile, çoğu büyük ekonomide bu yıl faiz indirimleri muhtemelen gündemden kalkmış durumda” ifadelerine yer verdi. Özellikle İngiltere gibi yüksek faiz beklentisinin sürdüğü piyasalarda daha sert fiyat hareketleri görülebileceği uyarısı yapıldı.

3. Yatırımcılar Zaten Riskli Varlıklarda Kaldı

Capital Economics’e göre rahatlama rallisini sınırlayabilecek üçüncü unsur ise yatırımcıların çatışma süreci boyunca riskli varlıklardan büyük ölçüde çıkış yapmamış olması. Bazı sektörlerde zayıf performans görülse de, bunun temel nedeninin yükselen tahvil faizleri olduğu, piyasalarda geniş çaplı bir panik havası oluşmadığı ifade edildi.

Analist Thomas Mathews, “Fayda görebilecek olanlardan biri yen olabilir” değerlendirmesinde bulunarak enerji ithalatçısı ekonomiler üzerindeki baskıya dikkat çekti. Mathews ayrıca hisse senedi piyasalarında görülebilecek yeni yükselişlerin, risk iştahındaki artıştan çok teknoloji şirketlerinin kârlılık performansına bağlı olacağını ifade etti.

Gözler şimdi hem Hürmüz’deki gelişmelere hem de merkez bankalarının atacağı adımlara çevrilmiş durumda. İran görüşmelerinde somut bir ilerleme kaydedilmesi ve ardından Fed ile ECB’nin faiz politikalarına ilişkin sinyaller, piyasaların yönünü belirleyecek başlıca faktörler olarak öne çıkıyor.

Yazar: Damla Kaya / Kaynak: Dünya Gazetesi

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar

Etkinlik

Kerimcan Durmaz

Kerimcan, 27 Mayıs akşamı Mawish Beach & Disco sahnesinde sizlerle! 📍 Konum: Mawish Beach & Disco, Çinarcik/Yalova, Karşıyaka, Kumplaj, 77330

Devamı

Giriş yap

Kayıt ol

Şifre sıfırla

Lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin, e-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturmanızı sağlayacak bir bağlantı alacaksınız.