İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’nin klasik sanayileşmesini tamamlamadan hizmet sektörü ağırlıklı bir ekonomiye sahip olma yolunda ilerlediğini belirterek önemli uyarılarda bulundu. Bahçıvan, “Toplumlar ancak üreterek ayakta kalabilir” diyerek erken sanayisizleşme riskine dikkat çekti.
İSO Meclisi’nin temmuz ayı olağan toplantısı “Türkiye’yi Bekleyen Tehlike: Erken Sanayisizleşme” ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Bahçıvan, sanayicinin güçlenmesinin Türkiye’nin güçlenmesi olduğunu, sürdürülebilir ve nitelikli kalkınma ile refaha ancak sanayileşme yoluyla ulaşılabileceğini kaydetti.
Türkiye’de imalat sanayinin toplam Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payına değinen Bahçıvan, mevcut üretim tabanının düşük teknoloji, yetersiz öz sermaye, zayıf verimlilik ve yüksek ithal girdi bağımlılığı içine sıkışmasının büyük bir tehlike olduğunu vurguladı. Gelişmiş ülkelerin yüksek teknoloji odaklı sanayi sonrası bilgi toplumuna geçerken, Türkiye’de geleneksel sektörlerin her geçen gün gerilediğini söyledi.
Toplantıda konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ise küresel üretimde Çin’in payının 20 yıl önce yüzde 5 iken bugün yüzde 35’e yükseldiğini belirterek, Türkiye’nin rekabetçiliği koruyamadığına dikkat çekti. Gültepe, “Türk üreticisi ve ihracatçısı olarak rekabet edeceğimize inanıyorum ama gerekli olan rekabet şartlarının ortaya konması lazım” dedi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir ise küresel enerji piyasalarını sarsan jeopolitik gelişmelere dikkat çekti. Orta Doğu’daki gerilimin arttığını, petrol fiyatlarının 100 doların üzerini görebileceğinin tartışıldığı kritik bir dönemden geçildiğini ifade eden Özdemir, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Türkiye ekonomisini ABD-İran geriliminden daha dramatik etkilediğini söyledi.
İSO’nun kurduğu Stratejik Dönüşüm Merkezi (SDM) hakkında da bilgi veren Bahçıvan, SDM’nin ürettiği “Değer Odaklı Dijitalleşme ve Büyüme Programı”nın erken sanayisizleşmeyle mücadelede firma düzeyinde en yüksek standart olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin en temel ihtiyacının sanayi sektörünün ana yapısal sorunlarına bütünlüklü ve uzun vadeli bakış açısıyla yanıt verecek kapsamlı bir sanayi politikası çerçevesi olduğunu aktardı.
Panelde konuşan TEPAV Ekonomik ve Yapısal Politikalar Merkezi Direktörü Burcu Aydın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Türkiye’nin sanayisizleşme riskine karşı atılması gereken adımlar masaya yatırıldı.
Yazar: Giray Topçular / Kaynak: Dünya Gazetesi



Comments