İngiltere’de iş güveni, İran savaşının maliyetleri artırması ve satış beklentilerini zayıflatmasıyla 2022 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. ICAEW’nin (Institute of Chartered Accountants in England and Wales) üç aylık Business Confidence Monitor anketi, hazirana kadar olan dönemde şirketlerin yılın ikinci yarısına oldukça zayıf beklentilerle girdiğini ortaya koydu.
Güven endeksi, 2022’nin dördüncü çeyreğinden bu yana en düşük düzeye indi. 13 Nisan ile 19 Haziran arasında 1.000 muhasebecinin katılımıyla yapılan ankete göre, İngiltere iş güveni tarafındaki düşüş küresel finansal krizden bu yana görülen en uzun negatif seriyle aynı çizgiye geldi. Şirketler, zayıflayan beklenen satış faaliyeti ve yükselen maliyet baskılarını güven kaybının ana nedeni olarak gösterdi.
Maliyet baskısı satış beklentilerini zayıflattı
Girdi fiyatları, hazirana kadar olan üç aylık dönemde yüzde 4,1 arttı. Bu oran, 2024’ün temmuz-eylül döneminden bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Şirketler, zayıf talep nedeniyle yükselen maliyetleri müşterilere tam olarak aktaramadıklarını bildirdi. Talep tarafındaki zayıflık, fiyatlama gücünü sınırlarken kar marjları üzerinde ek baskı yaratıyor.
Gelecek 12 aya ilişkin girdi maliyeti artışı beklentisi, 2023’ün ilk çeyreğinden bu yana en yüksek seviyeye çıktı. ICAEW Başekonomisti Suren Thiru, barış anlaşması korunsa bile ileriye dönük satış göstergelerindeki zayıflığın İngiltere ekonomisi için zorlu bir ikinci yarıya işaret ettiğini belirtti.
Enerji ve işçilik giderleri şirketleri zorluyor
Ankete katılan firmaların yarısından fazlası işçilik maliyetleri konusunda endişe duyduğunu belirtirken, şirketlerin yüzde 35’i enerji fiyatlarını ana risk başlıkları arasında saydı. İran savaşı, enerji piyasaları ve tedarik zinciri kanalıyla İngiliz şirketlerinin maliyet yapısını etkiledi. Hürmüz Boğazı’nın kapanması petrol ve gaz fiyatlarını yükseltti, tedarik zincirinde önemli darboğazlar yarattı.
Ulaştırma endişelerini dile getiren işletmelerin payı iki yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine çıktı. Geç ödemeler de şirket bilançolarında daha görünür bir risk haline geldi. Firmaların yüzde 24’ü geç tahsilat sorunundan endişe duyduğunu bildirdi ve bu oran son beş yılın en yüksek düzeyine ulaştı.
İngiltere ekonomisi açısından risk, maliyet baskısının yalnızca enerji faturalarıyla sınırlı kalmaması. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, ulaştırma, üretim, depolama ve hizmet maliyetleri üzerinden daha geniş bir fiyat zincirine yayılabilir. Şirketler, yılın ikinci yarısında talep zayıflığı, maliyet aktarımı, işçilik giderleri, enerji fiyatları, ulaştırma sorunları ve geç ödemeler arasında daha sıkı bir denge kurmak zorunda kalacak.
Yazar: Murat Ali Oral / Kaynak: Dünya Gazetesi



Comments