Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin üretim kapasitesi, sanayi altyapısı ve ihracat gücüyle küresel rekabette konumunu her geçen gün güçlendirdiğini söyledi. Koç Topluluğu’nun 100. kuruluş yıl dönümü etkinliğinde konuşan Yılmaz, ekonomik kalkınmada teknoloji, Ar-Ge ve insan kaynağı yatırımlarının belirleyici rol oynadığını vurguladı.
ATO Congresium’da düzenlenen etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Koç Topluluğu’nun 100 yıllık yolculuğunu anlatan kısa filmin gösteriminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu. Erdoğan mesajında, Koç Topluluğu’nun Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişimine katkılarını kıymetli bulduğunu ifade etti.
Cevdet Yılmaz konuşmasında, Koç Topluluğu’nun yolculuğunun Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara Ulus’ta başladığını hatırlatarak, bu yolculuğun bir asır sonunda Türkiye’nin üretim, sanayileşme ve kalkınma hamlelerine eşlik eden önemli bir kurumsal başarı hikayesine dönüştüğünü belirtti.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa, kazanılacak başarılar yaşayamaz ve sürekli olamaz” sözünü hatırlatan Yılmaz, bağımsızlığın sadece hukuki bir kavram değil, aynı zamanda bir kapasite meselesi olduğunu vurguladı. “Güçlü değilseniz, bir üretim altyapınız yoksa, kağıt üstünde bağımsız olsanız da fiili olarak bağımsız olamazsınız” dedi.
Yılmaz, Koç Topluluğu’nun bugün 60’tan fazla ülkede faaliyet gösteren 130’un üzerinde şirketi, 155’ten fazla ülkeye ulaşan ihracatı ve 120 bini aşkın çalışanıyla Türkiye’nin üretim gücüne önemli katkılar sunduğunu kaydetti. Topluluğun kombine gelirlerinin Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 7’sine karşılık geldiğini, ihracatının ise ülke toplam ihracatının yaklaşık yüzde 8’ini oluşturduğunu ifade etti.
Son 5 yılda hayata geçirilen 16,5 milyar dolarlık yatırım ve 2025 yılında gerçekleştirilen 28,2 milyar liralık Ar-Ge harcamasına dikkat çeken Yılmaz, “Fortune 500” listesinde yer alan tek Türk şirketinin Koç Holding olmasının, ulaşılan küresel ölçeği ortaya koyduğunu söyledi.
Yapay zeka, ileri üretim teknolojileri, dijital dönüşüm ve veri ekonomisi gibi alanlarda yeni bir küresel rekabet yaşandığını belirten Yılmaz, “Bu yeni dönemde başarı, değişimi doğru okuyabilen, teknolojiye yatırım yapan ve insan kaynağını sürekli geliştiren kurumların olacaktır” dedi.
Türkiye Yüzyılı vizyonuna da değinen Yılmaz, “Kolay bir dünyada değiliz. Rekabetin yoğunlaştığı, jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dünyadayız. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak hem güçlü hem haklı olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Dünya Gazetesi



Comments