Borsa İstanbul, ağustos ayındaki dalgalı seyrin ardından eylüle temkinli bir başlangıç yaptı. BIST 100 endeksi, eylülün ilk işlem gününü yüzde 0,73 değer kaybıyla 14.229 puandan tamamladı. Yeni ayda yatırımcıların odağında ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikası, ABD’den gelecek kritik veriler, tahvil faizleri ve petrol fiyatları yer alıyor.
Küresel risk iştahındaki değişimler, Borsa İstanbul’un yönü açısından belirleyici olacak. Dolar/TL’nin 48,28 seviyesinde, ABD 10 yıllık tahvil faizinin ise yüzde 4,78’e yakın seyrettiği ortamda, gelişen ülke varlıklarına yönelik talebin seyri yakından izlenecek. Brent petrolün 95 dolar civarına yükselmesi de Türkiye’de enerji maliyetleri, cari denge ve enflasyon görünümü açısından baskı unsuru olmaya devam ediyor.
Fed beklentileri değişti
Piyasaların ana gündeminde Fed’in eylül ayında nasıl bir adım atacağı var. Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadelede ilave adımlara ihtiyaç duyulabileceğine yönelik mesajlarının ardından vadeli piyasalarda 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimali yüzde 60’ın üzerine çıktı. Fed, 15-16 Eylül tarihlerinde toplanacak ve faiz kararını 16 Eylül’de açıklayacak. Aynı toplantıda ekonomik projeksiyonlar ve Fed üyelerinin faiz beklentilerini gösteren noktasal grafik de güncellenecek.
Ancak Fed kararından önce piyasaların önünde iki önemli veri bulunuyor. 4 Eylül’de ABD’nin ağustos ayı tarım dışı istihdam rakamları, 11 Eylül’de ise tüketici enflasyonu açıklanacak. İstihdam veya enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi, faiz artırımına yönelik beklentileri güçlendirebilir. Böyle bir tablo, yüksek faiz ve güçlü dolar üzerinden BIST 100 dahil gelişen ülke piyasalarında baskı yaratabilir.
Analistler eylül için ne diyor?
Eylül ayına ilişkin beklentiler analistler arasında farklılaşıyor. Truist Wealth CIO’su Keith Lerner, oynaklığın artabileceğini ancak geri çekilmelerin alım fırsatı yaratabileceğini düşünüyor. Fundstrat Araştırma Direktörü Tom Lee ise Fed’in eylülde faizleri değiştirmemesi halinde riskli varlıklarda güçlü bir yükseliş görülebileceği görüşünde.
Tarihsel veriler de eylül ayının piyasalar açısından kolay geçmediğini gösteriyor. Eylül, 1950’den bu yana S&P 500’ün ortalama getirisinin en zayıf olduğu ay olarak öne çıkıyor. Carson Group Baş Piyasa Stratejisti Ryan Detrick ise mevsimsel verilerin tek başına piyasanın yönünü belirlemek için yeterli olmadığına dikkat çekiyor.
BIST 100 için hangi riskler öne çıkıyor?
ABD tahvil faizlerinin yüksek kalması, küresel sermayenin gelişen ülke varlıkları yerine dolar cinsi sabit getirili araçlara yönelme riskini artırıyor. Kur hareketleri de BIST 100’ün özellikle dolar bazındaki performansı açısından önem taşıyor. Petrol fiyatları ise Türkiye açısından bir başka risk oluşturuyor; Brent petrolün 95 dolar civarında seyretmesi, enerji ithalat maliyetleri üzerinden cari denge ve enflasyon beklentilerini olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle eylül ayında Fed ve ABD verilerinin yanı sıra TCMB’nin para politikası, enflasyon beklentileri ve yabancı yatırımcı hareketleri de BIST 100 açısından yakından izlenecek. Teknik olarak 1 Eylül’de görülen 14.152 puan kısa vadede aşağı yönlü ilk referans olarak öne çıkarken, yukarıda 14.334 puanın yeniden aşılıp aşılamayacağı takip edilecek.
Borsa yatırımcıları açısından takvimin ilk önemli günü 4 Eylül olacak. Ardından 11 Eylül’deki ABD enflasyonu ve 16 Eylül’deki Fed kararı, ayın geri kalanındaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olabilir. Gelişmeler yakından takip edilecek.
Yazar: Şeyda Karaca / Kaynak: Dünya Gazetesi



Comments