Birleşmiş Milletler, yapay zekânın küresel ekonomide ve günlük yaşamda hızla yayılmasıyla birlikte sertleşen güvenlik tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin yalnızca iş gücü, mahremiyet ve dezenformasyon açısından değil, insanlığın geleceği açısından da ciddi risk oluşturabileceğini vurguladı.

Cenevre’de başlayan BM İnsan Hakları Konseyi’nin 63’üncü oturumunda konuşan Türk, yapay zekâ konusunda bugüne kadarki en sert açıklamalarından birine imza attı. Türk, gelişmiş yapay zekânın insanlık için varoluşsal risk yaratabileceği yönündeki sektör içi kaygıları paylaştığını belirterek, güvenlik önlemlerinin teknolojinin kritik bir eşiği aşmasından önce oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

Türk’ün çağrısının merkezinde, yapay zekâ geliştiren veya küresel tedarik zincirlerinde kritik rol oynayan ülkelerin ortak hareket etmesi bulunuyor. BM yetkilisi, bu ülkelerin en azından hangi yapay zekâ uygulamalarının kabul edilemez olduğuna ilişkin ortak kırmızı çizgiler üzerinde anlaşması gerektiğini ifade etti. Farklı ülkelerin birbirinden tamamen kopuk düzenlemeler geliştirmesinin önüne geçmeyi amaçlayan bu yaklaşım, yapay zekâ şirketlerinin modellerini birden fazla ülkede geliştirmesi ve veri merkezlerinin farklı coğrafyalarda bulunması nedeniyle tek ülke kurallarının etkisinin sınırlı kalabildiği gerçeğine dayanıyor.

Komiser Türk’ün dikkat çektiği bir diğer konu ise yapay zekâ üzerindeki ekonomik ve teknolojik gücün son derece sınırlı sayıda kişi ve şirketin elinde toplanması oldu. Modellerin geliştirilmesi için gereken milyarlarca dolarlık yatırım, ileri seviye çipler, büyük veri merkezleri ve devasa hesaplama kapasitesi nedeniyle yeni nesil yapay zekâ geliştirme gücü giderek daha büyük sermayeye sahip şirketlerde yoğunlaşıyor. Bu yapı, düzenleme tartışmasını aynı zamanda ekonomik rekabet sorununa dönüştürüyor: Devletler bir yandan güvenlik risklerini sınırlamak isterken diğer yandan teknoloji yarışında rakiplerinin gerisine düşmemeye çalışıyor.

Türk, yalnızca devletlere çağrı yapmakla kalmadı; önümüzdeki günlerde şirketlere de risklerin azaltılması yönünde doğrudan çağrıda bulunacağını açıkladı. Yeni modellerin geliştirilme hızının mevzuat süreçlerinden çok daha yüksek olması nedeniyle teknoloji şirketlerinin model testleri, güvenlik kontrolleri ve risk değerlendirmeleri konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi isteniyor.

Birleşmiş Milletler, yapay zekâ için ülkeler arasında uyumlu kurallar oluşturulmasını uzun süredir gündeminde tutuyor. Temmuz ayında gerçekleştirilen ilk küresel yapay zekâ yönetişimi toplantısı da bu çabanın uluslararası bir düzenleyici yapıya dönüştürülmesi açısından önemli adımlardan biri oldu. Türk’ün son açıklaması, güvenlik tartışmasının rekabet kaygılarının önüne geçirilmesi gerektiğini ortaya koyarken; BM’nin hedefinin yapay zekânın gelişimini durdurmak değil, teknolojinin insan kontrolünden çıkabilecek veya büyük ölçekli zarar yaratabilecek kullanım alanları için ülkelerin önceden ortak sınırlar belirlemesi olduğu vurgulanıyor.

Yazar: Murat Ali Oral / Kaynak: Dünya Gazetesi

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar

Etkinlik

Konuşanlar – Hasan Can Kaya

‘Konuşanlar’, komedyen Hasan Can Kaya’nın eşsiz mizahı ve kıvrak zekasıyla sıradan insanların en komik, sıra dışı ve absürt hikayelerini sahneye

Devamı

Giriş yap

Kayıt ol

Şifre sıfırla

Lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin, e-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturmanızı sağlayacak bir bağlantı alacaksınız.