Kamu Dijital Dönüşüm Zirvesi ikinci gününde oturumlarla devam etti
Sivil Havacılık Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yüksek: “Yeni Sivil Havacılık Sistemi, dünyanın en gelişmiş sivil havacılık sistemlerinden biri olma hedefiyle hayata geçirildi. Bu sistem Büyük Türkiye vizyonu çerçevesinde dost ve kardeş ülkeler için de çözüm sunacak kapasitede”
“Modelimiz, 2026’nın ilk çeyreğinden sonra, TÜRKSAT altyapısı üzerinden dost ve kardeş ülkelere hızlı bir şekilde aktarılabilir”
Sivil Havacılık Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yüksek, geliştirdikleri yeni Sivil Havacılık Sistemi’nin dünyanın en gelişmiş sistemlerinden biri olmasını hedeflediklerini belirterek, bunun yılın ilk çeyreğinde dost ve kardeş ülkelere aktarılabileceğini bildirdi.
Yüksek, burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dijital egemenliğe verdiği öneme dikkati çekerek, dijital dönüşümün dijital egemenlik, veri güvenliği ve kurumsal bağımsızlık açısından stratejik bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Özellikle sivil havacılık gibi güvenlik, süreklilik ve uluslararası standartlarla doğrudan ilişkili bir alanda, yerli ve milli dijital çözümlerin önemine işaret eden Yüksek, “Türkiye’de ‘sanal devlet’, kamu hizmetlerini dijital ortamda sunan, bürokrasiyi azaltan, vatandaşların hizmetlere hızlı ve kolay erişimini sağlayan, verilerin güvenli şekilde saklanması ve analiz edilmesine imkan tanıyan bütüncül bir yapı. Bu yapının, Türkiye Cumhuriyeti’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkması ve küresel ölçekte rekabetçi kalması için vazgeçilmez.” diye konuştu.
Yüksek, kamu projelerinde kullanılan yazılımların, yalnızca belirli ihtiyaçlara yönelik çözümler olmaktan çıkarılarak yeniden kullanılabilir, ölçeklenebilir ve farklı kurumlar ile ülkeler tarafından uyarlanabilir ürünlere dönüştürülmesinin önemini vurguladı.
Sanal devlet yaklaşımının, devlet zararının önlenmesi açısından da kritik olduğunu belirten Yüksek, şöyle devam etti:
“Kamu kaynaklarıyla geliştirilen yazılımların ürünleştirilmesi, Türkiye’nin yaptığı yatırımlar sonucu ortaya çıkan değerin korunmasını sağlayacaktır. Ürünleştirilen yazılımların kataloglanmasıyla oluşturulacak ürün envanteri, Türkiye’nin dijital alanda dışa açılmasını teşvik edecek ve ülkemizi teknoloji ve bilgi paylaşımında öncü bir konuma taşıyacaktır. Kamuda dijitalleşme adına önemli mesafeler alındı, birçok kurumun hizmetleri otomasyon projeleriyle dijital ortama taşıdı. Devlet teşvikleri sayesinde yetişen güçlü yerli yazılım insan kaynağı, Türkiye için büyük bir kazanım oldu. E-devlet Kapısı da yeni entegrasyonlarla yaygınlaşarak bu dönüşümün en somut örneklerinden biri haline geldi.”
– Yeni model dost ve kardeş ülkelere aktarılabilir
Yüksek, bu noktada geliştirdikleri Kurumsal Dönüşüm Modeli’ni (KDM) tanıtarak, bunun dijital dönüşüm vizyonunu somutlaştıran stratejik bir yönetim ve teknoloji modeli olduğunu ifade etti.
KDM ile havacılıkta uçtan uca dijital dönüşümün hedeflendiğini, tüm süreçlerin şeffaf, izlenebilir ve veri odaklı bir yapıya kavuşturulduğunu vurgulayan Yüksek, kağıt tabanlı işlemlerin tamamen dijital ortama taşındığının altını çizdi.
Yüksek, merkezi bir havacılık veri havuzu oluşturulduğunu, denetim ve sertifikasyon süreçlerinin bu merkezi sistem üzerinden yürütüldüğünü dile getirerek, şunları kaydetti:
“Otomasyon ve veri analitiği sayesinde insan kaynaklı hatalar minimize edildi, karar alma süreçleri ise nesnel, ölçülebilir ve veri temelli hale geldi. Kurumumuzun yaklaşımı basit ve anlık çözümler üretmek değil, kalıcı, ispatlanabilir ve yetkinlik merkezli sürdürülebilir bir yapı inşa etmek.
Bu anlayışla geliştirilen Yeni Sivil Havacılık Sistemi, dünyanın en gelişmiş sivil havacılık sistemlerinden biri olma hedefiyle hayata geçirildi. Bu sistem Büyük Türkiye vizyonu çerçevesinde dost ve kardeş ülkeler için de çözüm sunacak kapasitede.
Türkiye’nin sivil havacılıkta bilgi, teknoloji ve regülasyon ihraç eden bir ülke konumuna yükselmesini hedefliyoruz.Yeni Sivil Havacılık Modelimiz, 2026’nın ilk çeyreğinden sonra, TÜRKSAT altyapısı üzerinden dost ve kardeş ülkelere hızlı bir şekilde aktarılabilir.
Suriye, Libya, Türk Cumhuriyetleri ve Balkan ülkeleri başta olmak üzere yaklaşık 50-60 ülkeye aynı anda hizmet sunabilecek bir yapıya ulaşıldı. Kırgızistan ve Azerbaycan dahil çeşitli ülkelerle bu modele ilişkin resmi yazışmalar devam ediyor ve somut talepler alıyoruz.” Sivil Havacılık Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yüksek: “Yeni Sivil Havacılık Sistemi, dünyanın en gelişmiş sivil havacılık sistemlerinden biri olma hedefiyle hayata geçirildi. Bu sistem Büyük Türkiye vizyonu çerçevesinde dost ve kardeş ülkeler için de çözüm sunacak kapasitede”
“Modelimiz, 2026’nın ilk çeyreğinden sonra, TÜRKSAT altyapısı üzerinden dost ve kardeş ülkelere hızlı bir şekilde aktarılabilir”
Sivil Havacılık Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yüksek, geliştirdikleri yeni Sivil Havacılık Sistemi’nin dünyanın en gelişmiş sistemlerinden biri olmasını hedeflediklerini belirterek, bunun yılın ilk çeyreğinde dost ve kardeş ülkelere aktarılabileceğini bildirdi.
Yüksek, burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dijital egemenliğe verdiği öneme dikkati çekerek, dijital dönüşümün dijital egemenlik, veri güvenliği ve kurumsal bağımsızlık açısından stratejik bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Özellikle sivil havacılık gibi güvenlik, süreklilik ve uluslararası standartlarla doğrudan ilişkili bir alanda, yerli ve milli dijital çözümlerin önemine işaret eden Yüksek, “Türkiye’de ‘sanal devlet’, kamu hizmetlerini dijital ortamda sunan, bürokrasiyi azaltan, vatandaşların hizmetlere hızlı ve kolay erişimini sağlayan, verilerin güvenli şekilde saklanması ve analiz edilmesine imkan tanıyan bütüncül bir yapı. Bu yapının, Türkiye Cumhuriyeti’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkması ve küresel ölçekte rekabetçi kalması için vazgeçilmez.” diye konuştu.
Yüksek, kamu projelerinde kullanılan yazılımların, yalnızca belirli ihtiyaçlara yönelik çözümler olmaktan çıkarılarak yeniden kullanılabilir, ölçeklenebilir ve farklı kurumlar ile ülkeler tarafından uyarlanabilir ürünlere dönüştürülmesinin önemini vurguladı.
Sanal devlet yaklaşımının, devlet zararının önlenmesi açısından da kritik olduğunu belirten Yüksek, şöyle devam etti:
“Kamu kaynaklarıyla geliştirilen yazılımların ürünleştirilmesi, Türkiye’nin yaptığı yatırımlar sonucu ortaya çıkan değerin korunmasını sağlayacaktır. Ürünleştirilen yazılımların kataloglanmasıyla oluşturulacak ürün envanteri, Türkiye’nin dijital alanda dışa açılmasını teşvik edecek ve ülkemizi teknoloji ve bilgi paylaşımında öncü bir konuma taşıyacaktır. Kamuda dijitalleşme adına önemli mesafeler alındı, birçok kurumun hizmetleri otomasyon projeleriyle dijital ortama taşıdı. Devlet teşvikleri sayesinde yetişen güçlü yerli yazılım insan kaynağı, Türkiye için büyük bir kazanım oldu. E-devlet Kapısı da yeni entegrasyonlarla yaygınlaşarak bu dönüşümün en somut örneklerinden biri haline geldi.”
– Yeni model dost ve kardeş ülkelere aktarılabilir
Yüksek, bu noktada geliştirdikleri Kurumsal Dönüşüm Modeli’ni (KDM) tanıtarak, bunun dijital dönüşüm vizyonunu somutlaştıran stratejik bir yönetim ve teknoloji modeli olduğunu ifade etti.
KDM ile havacılıkta uçtan uca dijital dönüşümün hedeflendiğini, tüm süreçlerin şeffaf, izlenebilir ve veri odaklı bir yapıya kavuşturulduğunu vurgulayan Yüksek, kağıt tabanlı işlemlerin tamamen dijital ortama taşındığının altını çizdi.
Yüksek, merkezi bir havacılık veri havuzu oluşturulduğunu, denetim ve sertifikasyon süreçlerinin bu merkezi sistem üzerinden yürütüldüğünü dile getirerek, şunları kaydetti:
“Otomasyon ve veri analitiği sayesinde insan kaynaklı hatalar Minimize edildi, karar alma süreçleri ise nesnel, ölçülebilir ve veri temelli hale geldi. Kurumumuzun yaklaşımı basit ve anlık çözümler üretmek değil, kalıcı, ispatlanabilir ve yetkinlik merkezli sürdürülebilir bir yapı inşa etmek.
Bu anlayışla geliştirilen Yeni Sivil Havacılık Sistemi, dünyanın en gelişmiş sivil havacılık sistemlerinden biri olma hedefiyle hayata geçirildi. Bu sistem Büyük Türkiye vizyonu çerçevesinde dost ve kardeş ülkeler için de çözüm sunacak kapasitede.
Türkiye’nin sivil havacılıkta bilgi, teknoloji ve regülasyon ihraç eden bir ülke konumuna yükselmesini hedefliyoruz.Yeni Sivil Havacılık Modelimiz, 2026’nın ilk çeyreğinden sonra, TÜRKSAT altyapısı üzerinden dost ve kardeş ülkelere hızlı bir şekilde aktarılabilir.
Suriye, Libya, Türk Cumhuriyetleri ve Balkan ülkeleri başta olmak üzere yaklaşık 50-60 ülkeye aynı anda hizmet sunabilecek bir yapıya ulaşıldı. Kırgızistan ve Azerbaycan dahil çeşitli ülkelerle bu modele ilişkin resmi yazışmalar devam ediyor ve somut talepler alıyoruz.”
- Sivil Havacılık Genel Müdürü Kemal Yüksek, yeni Sivil Havacılık Sistemi’nin dünyanın en gelişmiş sistemlerinden biri olacağını belirtti.
- Yeni sistemin 2026’nın ilk çeyreğinden sonra TÜRKSAT altyapısı üzerinden dost ve kardeş ülkelere aktarılabilir.

Kamu Dijital Dönüşüm Zirvesi’nin ikinci gününde Sivil Havacılık Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yüksek, geliştirilen yeni Sivil Havacılık Sistemi’nin tanıtımını yaptı. Yüksek, sistemin dijital dönüşüm vizyonunu somutlaştıran stratejik bir yönetim ve teknoloji modeli olduğunu vurguladı.
Yeni model ile havacılıkta uçtan uca dijital dönüşüm hedeflenirken, tüm süreçlerin şeffaf, izlenebilir ve veri odaklı bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor. Ayrıca, kağıt tabanlı işlemlerin tamamen dijital ortama taşınması hedefleniyor.


Comments