Gebze.Org Firma Şirket rehberi Logo

Haber Detay

  • Markafoni yeniden doğuyor.

  • Kapandığının açıklanmasının üzerinden bir ay geçmeden Sivaslı Cafer Mahiroğlu tarafından satın alınan Markafoni, yeniden doğma fırsatını yakalamış görünüyor.

    Markafoni yeniden doğuyor


    Yaşadığı İngiltere'deki select markasını benzer bir durumda alıp ayağa kaldıran Mahiroğlu, 1,5 senedir aşık olduğu Markafoni'nin bütün kusurlarını da bilerek ilişkiyi başlatmış.
    Grand Hyatt Oteli’ndeki toplantının sonunda "Eşimin verdiği ilk siparişi teslim edemeyip parayı iade ettiler ve hediye kuponu verdiler. Bunlarla verdiği yeni siparişteki ürünlerin kalitesi ise fotoğraflardaki ürünlerle ilgisi olmayan düşüklükteydi. Bir daha Markafoni'den alışveriş etmeme kararımıza neden olan olayların bizim şanssızlığımız olduğunu düşünüyorduk ki, bir arkadaşımız Anneler Günü'nde İzmir'deki annesine gönderilmek üzere verdiği siparişin asla yerine ulaşmadığını söyledi" dediğimde Markafoni'nin yeni sahibi Cafer Mahiroğlu, "Ben bu kadar iyi anlatamadım herhalde ama durum bu" yanıtını verdi. Ancak Cafer Bey, teknolojiyi büfen bir perakendeci diliyle durumu çok daha iyi özetlemekle kalmamış, Markafoni'yi ayağa kaldırma konusunda umut veren bir lider tavrı sergilemişti.


    Bu izlenimi yaratan, Select markasını benzer bir durumda alıp ayağa kaldırarak yaşadığı İngiltere'nin en zengin 100 işadamı arasında yerini alan Mahiroğlu'nun son bir buçuk yıldır aşık olduğu marka olarak nitelediği Markafoni'nin bütün eksikliklerini de tespit etmiş olması ve gelecekle ilgili abartılı bir ifade kullanmamasıydı. Ancak daha başlangıç aşamasından eski Türk filmlerini aratmayacak güçte bir senaryo ortada duruyordu.
    Bu senaryonun romantik unsurları bir kenara bırakıldığında karşımıza çıkan en çarpıcı noktayı, Markafoni'nin fiyatı oluşturuyor. 2011'de Naspers tarafından 350 milyon dolar civarında değerleme ile 270 milyon dolara satın alınan Markafoni'nin, Mahiroğlu'na varması için 15 milyon dolar yeterli oldu. Mahiroğlu üç yıl için Markafoni'ye 15 milyon dolar tutarında yatırım yapmayı da planlıyor. Mahiroğlu'nun "1,5 yıl önce aşık oldum" dediği Markafoni'ye kavuşması için beş gün yeterli olmuş. Mahiroğlu, 15 milyon doların 270 milyon dolara göre çok düşük olduğunu kabul ederken en yakın teklifin iki katının üzerinde olduğunu söylüyor. Bu rakam Markafoni'nin deposunu kapsarken son dönemde yeni bir deneme oluşturan fiziksel mağazaları kapsamıyor.


    Ancak Mahiroğlu, başka bir noktanın daha altını çiziyor: "Bir takım hatalar yapılmış olabilir ancak Markafoni benim gözümde geçmişteki fiyatını oluşturan değerini koruyor. Fiyattan daha önemli olansa, bundan sonra yapılacaklarla o değerin yeniden karşılığını bulması." Mahiroğlu, bunu sağlamak için gelecek üç yılda markaya 15 milyon dolar yani satın aldığı fiyat kadar yatırım yapmayı planlıyor.
    İşin duygusal boyutu ise biraz daha karışık. Mahiroğlu, Markafoni için aşkın yanında hüznü de şimdiden tatmış: "Benim ticari hayatım hep kurulup bir yere geldikten sonra yönetimdeki birtakım hatalardan dolayı zarar görmüş markalar bana denk geldi. Buna da bir şekilde alıştık. Birkaç gün önce Markafoni'nin deposuna gittiğimde o hüzünlü hali gördüm ve kendi kendime Tsen bunu hep yaşamak zorunda mıyım' diye sordum" şeklinde konuşuyor. 20 yılda onlarca kez yaşadığını söylediği bu duygunun temelinde, Markafoni'nin bir hikayesi olması yatıyor. E-ticaretin ilk ortaya çıktığı dönemde kurulan Markafoni, aldığı pozisyon ve insanlara verdiği mesaj ile başarıya ulaşmış bir marka.
    Moda ve yaşam tarzı ürünlerine odaklanan Markafoni'nin, Türkiye'de diğer oyuncular pozisyon almadan önce başlattığı özel alışveriş kulübü (private shopping) yaklaşımı, markaları daha uygun fiyatla ama belirli süre içinde ve hızla satın alma olanağı ile zorlamasını birlikte sunan tarzı ile fark yarattı. Markafoni'nin insanları peşinden sürükleyen tarzı, her gün 18 kampanya ve bin 800 yeni ürün çıkıp 15 bin ürün satışı gerçekleştiren Markafoni'nin o zamanki yönetim kurulu başkanı Sina Afra'ya 2010'ların başında "Türkiye'nin en büyük e-ticaret holdingi olacağız" ifadesini kullandırtıyordu.
    2009-2010 döneminde 10 katına büyüyen ve bunu izleyen yıl beş ila yedi katma büyüme planları yapan şirketin, Türkiye'ye rakiplerden önce getirdiği tarzın canlı bir piyasa yaratması da bu iddialı sözleri destekliyordu. 2010'da piyasaya 10 tane rakip girmişti. Bu durum, kesilecek bir trend gibi de görünmüyordu.


    Mahiroğlu'nun, "En önemli şeylerden biri, markayı insanın kafasına kazıyabilmesi oldu" değerlendirmesini yapmasında bu dönemin etkisi büyük. Ancak Mahiroğlu, madalyonun diğer yüzüne de dikkat çekiyor: "Özellikle e-ticarette yüzlerce marka çıkıyor ve bunların yüzde 80'i kar edemiyor. Önümüzdeki birkaç yılda e-ticaretin kaybolan şirketlerinin çöplüğüne dönecek. Bunların bazıları üç beş sene içinde ortadan kalkarken bazıları zarar bile etseler varlıklarını koruyor çünkü bunların bir hikayeleri oluyor. Markafoni de bunlardan biri ve insanlara bu şekilde ulaşmayı başarmış markalara paha biçemezsin.".


    (Kerem Özdemir/Fortune Türkiye Dergisi)



  • Kategorisi: Ekonomi Yayın Tarihi: 02.08.2017 Okunma: 49 Yorumlar: 0

Yorumlar


Haber Servisi

Rastgele Haberler