Gebze.Org Firma Şirket rehberi Logo

Haber Detay

  • Gökyay Vakfı Satranç Müzesi'den müzik ziyafeti.

  • Dünyanın en büyük satranç koleksiyonunun sergilendiği Gökyay Vakfı Satranç Müzesi “kültür-sanat buluşmaları” adı altında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı ortaklığında düzenlenen ‘5 Dönem 5 Stil Açıklamalı Şan Resitali’ konseri 28 Ocak Cumartesi akşamı gerçekleştirilecek.

    Konserde 5 dönem yaşatılacak
    Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı tarafından Gökyay Vakfı Satranç Müzesi içerisinde satranç taşlarının arasında, akustik bir ortamda gerçekleştirilecek olan konserde, şan edebiyatının 5 farklı dönemi olan Barok, Klasik, Romantik, Verismo ve Modern akımlardan eserler yer alacak. 
    Biz de Ticari Hayat gazetesi olarak Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’nde konser için prova yapan Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Öğretim Üyesi ve Şan Korrepetitörü İrem Bozkurt, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Opera ve Sanat Dalı Yüksek Lisans öğrencisi Soprano Funda Yazıksız, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı’nda piyano bölümünde master öğrencisi Bahar Soyöz, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı’nda piyano Ana Sanat bölümünde sanat rehberi Emin Ersöz Yiğit, Gökyay Vakfı Satranç Müzesi Vakıf Yöneticisi Binnur Uçakan ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

    ‘Öğrencilerimiz şancıya nasıl eşlik edilir, onu öğreniyorlar’
    Konserle ilgili gazetemize bilgilendirmelerde bulunan Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Öğretim Üyesi ve Şan Korrepetitörü İrem Bozkurt, hem opera ana sanat dalında hem de piyano ana sanat dalında görev yapmakta olduğunu anlattı.
    Bozkurt konuyla ilgili şunları kaydetti: “Bizim yüksek lisans eğitimimizde ve doktora eş değerlilik sanatta yeterlilik eğitimimizde öğrencilerin formasyonunu daha geliştirecek, onları akademik ve profesyonel hayata hazırlayacak ve tamamlayıcı olacak ana enstrümanların yanında birtakım derslerimiz daha var. Bunlardan bir tanesi hem yüksek lisansta hem de sanatta yeterlilik derslerinde alınabilen vokal repertuarı eşliğidir. Bu dersimizde opera eserlerinin yanı sıra o değişik dönemlerde önde gelen bestecilerin eserlerini çalışıyoruz. Bunların özelliklerini müzikal, karakteristik, stil özelliklerini çalışıyoruz. Öğrencilerimiz öncelikle şancıya nasıl eşlik edilir onu öğreniyorlar.” 

    ‘Klavsen Barok dönemine ait bir müzik aletidir’
    Geçtiğimiz yıl güzel bir akademik çalışma yapıldığını dile getiren Bozkurt, “Bu çalışmayı göstermek, sergilemek istedik. Bunun için 3 tane konser yaptık. Bunun için Barok dönemi eserlerinden oluşan bir konser yaptık. Hem piyano hem de klavsen çalındı. Çünkü Klavsen, o döneme ait bir enstrümandır.” diye konuştu. 

    ‘Açıklamalı bir konser daha hazırlıyoruz’
    Barok konserinin ardından daha geniş dönemlerden oluşan bir repertuarla açıklamalı bir konser daha hazırladıkları bilgisini veren Bozkurt, “Öğrencilerimiz bu konserleri hem Ankara Devlet Konservatuarı’nda hem de Selçuk Üniversitesi Dilek Sabancı Konservatuarı’nda sergilediler.” dedi. 
    Konserin uygulamalı bir ders kapsamında olduğunu vurgulayan Bozkurt, “Öğrencilerimiz bilgilerini uygulayarak ve icra ederek öğreniyorlar. Onun için de şancıya ihtiyacımız var. Funda ve Nihan hocamız opera ana sanat dalından gönüllü olarak bize solist oldular. Onların güzel repertuarlarını kullandık.” şeklinde konuştu.

    ‘Konserde 5 dönemden eserler sunacağız’
    Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan konserin içeriğinden de bahseden Bozkurt, “Konserimizin teması 5 dönem 5 stil olarak belirlendi. Yani 5 dönemden de eserler sunacağız. Tarihsel olarak Barok döneminden başlayarak Klasik dönem, Romantik dönem, Verismo, Modern Dönem eserlerinden örnekler sunacağız.” dedi.
    Bozkurt, “Konserde 5 dönemden 5 stilde farklı eserler açıklamalı olarak sergilenecek. Dönemle ve eserle ilgili açıklamalar olacak. Bu sayede bilmeyenler öğrenecek, bilenler bilgilerini tazeleyecekler. Bu da izleyicinin dikkatini daha fazla toplamasına neden olacak. İzleyicinin dinlediği eser hakkında belki daha farklı düşünmesini sağlayacak. Soprano ve Mezzo Soprano sesiyle 2 bayan arkadaşımız var. Solo ve düetlerden oluşan bir konser olacak.” dedi.
    Konserle ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Opera ve Sanat Dalı Yüksek Lisans öğrencisi Funda Yazıksız, konserde soprano olarak görev alacağını söyledi. 

    ‘Konserlerimizi gerek Ankara içinde gerekse Ankara dışında düzenlemeye devam edeceğiz’
    Konserde 5 dönemden hem solo hem de düet eserler sunacaklarını ifade eden Yazıksız, “Geçen yıldan bu yana düzenlemiş olduğumuz dördüncü konserimiz olacak ve konserlerimizi gerek Ankara içinde gerekse Ankara dışında düzenlemeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

    ‘Konserler çok keyifli, severek ve isteyerek hiç bitmesin istediğimiz bir çalışma haline geldi’
    Konserle ilgili görüşlerine başvurduğumuz Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Piyano Ana Sanat bölümünde Sanat Rehberliği yapan Emin Ersöz Yiğit, “Bu çalışma 2 sene içerisinde ders olarak başlayıp daha sonra çok keyifli, severek ve isteyerek hiç bitmesini istediğimiz bir çalışma haline geldi. Bizim için hem çok keyifli hem de çok büyük bir deneyim oldu. Bu sebeple bu konseri ve çalışmaları büyük keyifle yaptık ve aynı keyifle devam etmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
    Konserle ilgili açıklama yapan Gökyay Vakfı Satranç Müzesi Vakıf Yöneticisi Binnur Uçakan, “Biz bu konserleri düzenlemekten çok büyük mutluluk duyuyoruz. Bu konserler sayesinde genç müzisyenlerle ve hocalarımızla tanışma imkanı buluyoruz.” dedi.
    Uçakan, “Müze olarak ana vizyonumuz klasik müziği en iyi örnekleriyle sunmak, tanıtmak ve daha geniş kitlelere yayılmasında bir parça payımızın olmasıdır.” diye konuştu. 

    ‘Bu konserlerin en önemli özelliği dinleyici de sanatçı da birbirine dokunabiliyor’
    Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’nin butik bir müze olmasından dolayı 50-60 kişi kapasitesinde olduğunu bildiren Uçakan şöyle devam etti: 
    “Bu konserlerin en önemli özelliği dinleyici de sanatçı da birbirine dokunabiliyor. Bunu özellikle vurgulamaktan keyif alıyoruz. Çünkü çok yakın bir temas var. Konser öncesi bir arada olma ruhu var. Programların açıklamalı olması dinleyiciler için hem bilgilendirici, hem bilinçlendirici hem de keyifli hale gelmesini sağlıyor. Konser sonrasında da bir arada oluyoruz. Konserle ilgili geri bildirimler ve mutluluk paylaşımları da bizi çok mutlu ediyor.”

    ‘28 Ocak Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan Şah konseri, bu çatı altında gerçekleştirilen ilk konser olacak’
    Müze olarak çok güzel ve farklı insanları bir araya getirme, onları müzik gibi değerli bir sanat dalının altında toplamanın mutluluğunu paylaştıklarını vurgulayan Uçakan, “28 Ocak’ta gerçekleştirilecek olan konser, bu çatı altında gerçekleştirilen ilk konser olacak. Kurulalı 1,5 sene oldu. Bu zaman zarfında pek çok şan konserine piyano resitaline, solo keman resitaline ve caz konserlerine de ev sahipliği yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    ‘Dinleyicilere müzenin kendi alanı içerisinde yani satranç taşlarının içerisinde sergilenen bir atmosfer sunuyoruz’
    Müze içerisinde konser salonunun bulunmadığını belirten Uçakan, “Dinleyicilere müzenin kendi alanı içerisinde yani satranç taşlarının içerisinde sergilenen bir atmosfer sunuyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde teknik olarak müzenin sergi alanı içerisinde bir performans sunmak mümkün değildir. Burası arkeolojik değil tematik bir müze olduğu için biz burayı biraz daha butik olarak değerlendiriyoruz. 
    Etkinliklerimizde ses düzeni kullanılmıyor. Binanın içerisinde akustik bir ses düzeni var.” şeklinde bilgilendirmelerde bulundu. 

    ERSİN ODABAŞI

  • Kategorisi: Ekonomi Yayın Tarihi: 27.01.2017 Okunma: 1099 Yorumlar: 0

Yorumlar


Haber Servisi

Rastgele Haberler