ABD Kongresi’nde Rusya’nın enerji gelirlerini hedefleyen yaptırım paketi kritik bir eşiğe geldi. Senato’dan 86’ya karşı 11 oyla geçen düzenleme, 14 Eylül Pazartesi günü Temsilciler Meclisi Kurallar Komitesi’nin önüne çıkıyor. Tasarının Türkiye açısından en kritik bölümü ise Rusya’dan petrol veya doğal gaz almaya devam eden büyük enerji müşterilerine uygulanabilecek ek gümrük vergileri.
Temsilciler Meclisi Kurallar Komitesi, Senato’nun H.R. 5334 sayılı Lindsey O. Graham Rusya ve İran Yaptırımları Yasası’nda yaptığı değişiklikleri 14 Eylül Pazartesi günü değerlendirecek. Toplantı Washington saatiyle 16.00’da, Türkiye saatiyle 23.00’te başlayacak. Komite aşaması yasanın kabul edildiği anlamına gelmiyor; ancak tasarının Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda nasıl ele alınacağının belirlenmesi açısından önemli bir eşik oluşturuyor.
Yüzde 100 tarife tüm ürünlere uzanabilecek
Tasarıdaki en dikkat çekici maddelerden biri, tarife yetkisinin yalnızca enerji ürünleriyle sınırlı kalmaması. Metne göre yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki 30 gün içinde Rusya menşeli ham petrol veya doğal gaz almaya devam eden ve son 12 aylık dönemde bu ürünlerin en büyük beş ithalatçısı arasında bulunan ülkeler hedef alınabilecek. ABD yönetimi bu ülkelerden yapılan ithalata sıfırın üzerinde ve yüzde 100’e kadar ek gümrük vergisi belirleyebilecek. Tarifenin mevcut vergi ve ticaret önlemlerinin üzerine eklenmesi de mümkün olacak. Aynı mekanizma, Rus petrolüne yönelik yaptırımların delinmesine yardım ettiği belirlenen en büyük beş ülkeye de uygulanabilecek.
Türkiye neden riskli grupta?
Türkiye’nin Rusya ile enerji ticaretindeki büyüklüğü, tasarının Türk ekonomisi açısından yakından izlenmesini gerektiriyor. Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi’nin son verilerine göre Türkiye, Ağustos 2026’da yaklaşık 1,5 milyar euro tutarında Rus hidrokarbonu satın aldı ve dünyanın en büyük üçüncü Rus fosil yakıtı ithalatçısı oldu. Bu tutarın yaklaşık 493 milyon eurosunu boru hattı doğal gazı, 467 milyon eurosunu ham petrol, 353 milyon eurosunu petrol ürünleri ve 155 milyon eurosunu kömür oluşturdu. Daha uzun dönemli verilerde Türkiye, Rus petrol ürünlerinin en büyük alıcısı konumunda bulunurken boru hattı gazında da en büyük müşteriler arasında yer alıyor.
Ancak tasarının Türkiye’ye otomatik olarak yüzde 100 vergi getirdiğini söylemek mümkün değil. Hangi ülkelerin resmen “en büyük beş ithalatçı” kategorisine gireceği, ABD yönetiminin kullanacağı son 12 aylık hacim verileri üzerinden belirlenecek.
Enerji ticareti ihracat riskine dönüşebilir
Düzenlemenin Türkiye açısından dikkat çekici tarafı, yaptırımın doğrudan alınan Rus petrolü veya gazına değil, hedef ülkenin ABD’ye yaptığı çok daha geniş ihracata yansıyabilmesi. Türkiye’nin Rus enerjisi ithalatı nedeniyle kapsama girmesi durumunda otomotivden tekstile, makineden demir-çeliğe kadar ABD pazarına gönderilen farklı ürün gruplarında ek gümrük maliyeti riski oluşabilir. Bu nedenle tasarının enerji politikasının ötesinde dış ticaret boyutu bulunuyor. Yüzde 100’e kadar çıkabilecek bir tarife, uygulanması halinde ABD pazarındaki fiyat rekabetini ciddi biçimde değiştirebilecek ölçekte. Tasarı, ABD yönetimine oranı daha düşük belirleme ve daha sonra ülkenin Rus enerji alımlarındaki değişime göre artırma veya azaltma imkânı da veriyor.
Doğal gaz için istisna kapısı var
Yasa metninde doğal gaz ithalatına ilişkin sınırlı bir istisna bulunuyor. Bir ülkenin Rusya’dan aldığı doğal gazın, Rusya’nın toplam yıllık gaz ihracatının yüzde 15’inden düşük olması ve ülkenin Rus gazı alımlarını azaltmak için önemli adımlar attığının belirlenmesi halinde tarife uygulanmayabilecek. Türkiye açısından bu maddenin nasıl değerlendirileceği, ABD yönetiminin kullanacağı veri setine ve enerji alımlarındaki değişime bağlı olacak.
Sonuç olarak pazartesi başlayacak Temsilciler Meclisi aşamasında yalnızca tasarının ilerleyip ilerlemeyeceği değil, mevcut tarife hükümlerinin değiştirilip değiştirilmeyeceği de Türk ihracatçı açısından kritik önem taşıyor. Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki olası maliyet baskısı ve enerji alımlarındaki seyir, önümüzdeki hafta Washington’da alınacak kararlarla birlikte şekillenecek.
Yazar: Murat Ali Oral / Kaynak: Dünya Gazetesi



Comments