Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 31 Ağustos’ta açıkladığı veriler, ekonomide iç talebin belirgin biçimde soğuduğunu ortaya koydu. Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Ekonomistlerin beklentileri ise yüzde 2,7 ile yüzde 2,9 çevresinde toplanmıştı. Yılın tamamına ilişkin piyasa büyüme tahmini de yüzde 3 düzeyinde bulunuyordu.
Büyüme beklentilerin altında kaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ekonomi bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 1,1 büyüdü. İlk çeyreğe ilişkin yıllık büyüme yüzde 2,5’ten yüzde 2,6’ya, çeyreklik artış ise yüzde 0,1’den yüzde 0,3’e revize edildi. Böylece yılın ilk yarısındaki büyüme yüzde 2,5 olarak gerçekleşti.
Hane halkı tüketimi yıllık yüzde 3,5 artarak büyümeye 2,3 puanla en güçlü katkıyı verdi. Buna karşılık tüketimin çeyreklik bazda yüzde 1,3 daralması, sıkı finansal koşulların iç talep üzerindeki etkisinin belirginleştiğini gösterdi. Devletin tüketim harcamaları yıllık yüzde 1,8 azalırken yatırımlardaki artış yüzde 0,6 ile sınırlı kaldı. Net ihracat ise altı çeyreğin ardından yeniden büyümeye pozitif katkı verdi. İhracatın yüzde 3,4, ithalatın yüzde 6,4 azalması sonucunda net dış talebin büyümeye katkısı 0,6 puan oldu.
Üretim tarafında tarım sektörü yüzde 13,3, sanayi yüzde 2,4 ve bilgi-iletişim faaliyetleri yüzde 8,6 büyüdü. İnşaat sektörü ise yüzde 1,9 daralarak finansman maliyetlerinin yatırımlar üzerindeki baskısını ortaya koydu.
Büyüme verisi sonrasında kamuya açık raporlardaki ilk doğrudan revizyon Şeker Yatırım’dan geldi. Kurum, daha önce yüzde 3,4 olarak açıkladığı 2026 büyüme tahminini yüzde 3,2 seviyesine indirdi. Raporda ekonomideki soğumanın belirgin şekilde devam ettiği, sıkı para politikasının tüketim ve yatırım kanallarında etkisini gösterdiği belirtildi. Şeker Yatırım, sınırlı parasal gevşeme sinyallerinin yılın son çeyreğinden itibaren ekonomik faaliyete bir miktar ivme kazandırabileceğini öngörürken, jeopolitik gelişmeler ve sıkı finansal koşulları temel riskler arasında gösterdi.
BBVA Research ve Tacirler Yatırım ise mevcut çizgilerini korudu. BBVA, 2026 büyüme tahminini yüzde 3 seviyesinde değiştirmezken üçüncü çeyrekte yıllık büyümenin yaklaşık yüzde 3 olabileceğine işaret etti. Tacirler de yüzde 3,2 seviyesindeki tahminini korudu ve özellikle tüketimin üst üste ikinci çeyrekte daralmasına dikkat çekti. ING ise yüzde 3 seviyesindeki 2026 tahminini korumakla birlikte tahmin çevresindeki aşağı yönlü risklerin yükseldiğini bildirdi. Bankanın güncel öngörüsüne göre politika faizi 2026 sonunda yüzde 35 seviyesinde bulunacak.
Kurumların tahminleri Orta Vadeli Program’ın (OVP) altında toplandı. Şeker Yatırım ve Tacirler Yatırım’ın yüzde 3,2, BBVA ile ING’nin yüzde 3 olan büyüme tahmini, OVP’de yüzde 3,8 olarak belirlenen 2026 hedefinin belirgin biçimde altında bulunuyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da yılın ilk yarısındaki yüzde 2,5’lik performansın ardından 2026 büyümesinin OVP hedefinin bir miktar altında kalabileceğini bildirdi. Kurum tahminleri ile resmi hedef arasındaki fark 0,6 ile 0,8 puan arasında değişiyor.
Ekonomi yönetiminin 7 Eylül’de açıklaması beklenen yeni OVP’si, büyüme tahmini kadar enflasyon, işsizlik, cari açık ve bütçe hedefleri açısından da yakından izlenecek. İkinci yarıda faiz indirimlerinin hızı, jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları ve iç talepteki soğumanın boyutu, kurumların yeni revizyonlarında belirleyici olacak.
Yazar: Murat Ali Oral / Kaynak: Dünya Gazetesi



Comments