ABD borsalarında son günlerde yaşanan sert toparlanma, yatırımcı davranışlarını da kökten değiştirdi. Orta Doğu geriliminin hafiflemesi, petrol fiyatlarının gerilemesi ve güçlü şirket bilançolarının yanına şimdi bir başka güç daha eklendi: FOMO. Fırsatı kaçırma korkusu anlamına gelen bu kavram, özellikle yükselişin dışında kalmış yatırımcıların hızla piyasaya dönmesine yol açıyor.
Wall Street’teki son hareketin dikkat çekici yanı, bu eğilimin yalnızca bireysel yatırımcılarda değil, profesyonel fonların pozisyonlarında da görülmesi. S&P 500 endeksi, 4 Ağustos’a kadar geçen dört işlem gününde yüzde 5,8 yükseldi. Bu hareketin büyüklüğü, endeksin yükseliş öncesinde yaklaşık üç aylık dönemde yalnızca yüzde 5,7’lik bir bantta hareket etmiş olması nedeniyle daha da dikkat çekici. 2006’dan bu yana üç aylık dönemlerde ortalama hareket aralığının yüzde 12,5 civarında olduğu düşünüldüğünde, piyasanın uzun süre alışılmadık ölçüde sıkışık kaldığı görülüyor.
Temmuz sonunda yapay zeka hisselerinde yaşanan sert satışların ardından gelen hızlı dönüş de yatırımcıları hazırlıksız yakaladı. Piyasanın yükselmeye devam etmesi, kenarda bekleyen paranın yeniden borsaya yönelmesini hızlandırdı. FOMO etkisinin en belirgin görüldüğü alanlardan biri ise opsiyon piyasası oldu. S&P 500 üzerine yükseliş beklentisiyle alınan opsiyonların düşüş beklentisine karşı kullanılan opsiyonlara oranı, bir aylık günlük ortalamada 0,9 seviyesine çıkarak en az dört yılın en güçlü yükseliş yönlü okumalarından birine işaret etti.
FOMO denildiğinde akla çoğunlukla küçük yatırımcıların hızlı alım kararları gelse de, son hareketin kurumsal cephede de karşılığı bulunuyor. Nationwide Baş Piyasa Stratejisti Mark Hackett, piyasanın düşeceği tezini destekleyen temel gerekçelerin önemli bölümünün zayıfladığını belirtiyor. Interactive Brokers Baş Stratejisti Steve Sosnick de kurumsal yatırımcıların bir bölümünün artık piyasanın düşmesinden çok devam eden ralliyi kaçırmaktan endişe ettiğine dikkat çekiyor. Böylece FOMO dalgası, bireysel yatırımcı psikolojisini anlatan bir kavram olmaktan çıkarak büyük fonların pozisyonlarını da etkileyen bir piyasa faktörüne dönüşüyor.
Rallinin alışılmadık özelliklerinden biri de volatilite cephesinde ortaya çıktı. Normal şartlarda hisse senetleri güçlü biçimde yükseldiğinde piyasanın korku göstergesi olarak bilinen Cboe Volatilite Endeksi’nin gerilemesi beklenir. Ancak 4 Ağustos’ta S&P 500 yaklaşık yüzde 2 yükselirken volatilite endeksi de yaklaşık bir puan arttı. Bu hareket, yatırımcıların sakin biçimde yükselişe pozisyon almak yerine piyasaya yetişmeye çalıştığı görüşünü güçlendirdi.
Güçlü iyimserlik beraberinde aşırı ısınma sinyallerini de getiriyor. S&P 500 şirketlerinden kaçının yükseliş eğiliminde olduğunu izleyen Bullish Percent Index yüzde 70 seviyesinin üzerine çıktı. LPL Financial, bu seviyenin piyasanın aşırı alım bölgesine girdiğine işaret edebileceğine dikkat çekiyor. Öte yandan rallinin tamamen spekülasyona dayandığını söylemek için de güçlü bir gerekçe bulunmuyor; ABD ekonomisinin dayanıklılığı, şirket bilançoları ve yapay zeka yatırımlarına yönelik ilgi hisse piyasalarını desteklemeyi sürdürüyor.
Wall Street FOMO dalgasının bundan sonraki yönünü belirleyecek temel soru ise şu: Güçlü ekonomik temeller yükselişi taşımaya devam mı edecek, yoksa yatırımcıların ralliyi kaçırma korkusu piyasayı kısa sürede fazla mı ileri götürdü?
Yazar: Murat Ali Oral / Kaynak: Dünya Gazetesi



Comments